DP genel başkanını seçiyor. Kongre salonunda konuşan Süleyman Soylu, Erdoğan'ı kendi sözleriyle vurdu.
15 Kasım 2008 Cumartesi
DP 9. Olağan Kongre’si Ankara Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda başladı. Yeniden başkanlığa seçilmesine kesin gözüyle bakılan Soylu, salona "Başbakan Soylu" sloganları eşliğinde girdi.
DP lideri Soylu, önümüzdeki döneme ilişkin vizyonunu anlattı. Hükümete yüklenen Soylu'nun sözleri "vur vur inlesin Tayyip dinlesin" sloganlarıyla kesildi.
TANSİYONU DÜŞTÜ, İLAÇ ALDI
Soylu konuyurken bir ara tansiyonu düştü. İlaç aldıktan ve kısa bir süre dinlenen Soylu, "Bu sevgiye ben dayanamıyorum da bu AKP nasıl dayanacak, merak ediyorum" diyerek konuşmasına devam etti.
AP'NİN DP'NİN EVLADIYIM
39 yaşında bir evladınız, Türkiye’yi karış karış gezmiş bir evladınız olarak soruyorum, hazır mısınız? Bekle bizi Türkiye, yeniden 14 Mayıs için hazırız, yeniden güçlü ve güzel bir Türkiye için hazırız. Beyaz yürüyüş dedik, ahlaklı siyaset ahlaklı demokrasi dedik. 70 miylon insanın kardeşliği dedik. başı göğe değecek kadar onurlu bir türkiye dedik. Kafkasya’da hepimizin izlediği gelişmeler yaşanıyor. Küresel kriz dünyayı altüst etti. Sizinle bir şeyi paylaşmak istiyorum, 22 temmuz hepimiz için kara bir gündü. Aylardır türkiye’yi dolaşıyoruz. Allah’ıma şükürler olsun ki AP’nin DP’nin evladıyım.
DEĞİŞİM KAÇINILMAZ
Üzerimizden ihtilaller geçti ama yarınlar için ayak kaldık. Ekonomik kriz için değil, böyle bir ailenin evladı olduğumuz için hamdolsun demek lazım. Dünya değişiyor, Türkiye dünyanın değişimini yok göremez. Bugün afganistan’da savaş varsa merkezinde biz varız. Azerbaycan’da Ermenistan’da Gürcistan’da Abazya’da problem varsa merkezinde biz varız. Bugün Irak’ta, İran’da Suriye’de bir kargaşa varsa bunun merkezinde biz varız. Bugün balkanlar yarın ne olacağız endişesindeyse merkezinde biz varız. Bunu 20. anlayışıyla çare üretmek, çözüm getirmek mümkün değildir.
İKTİDAR SON 6 YILI KAYBETTİ
2002’den beri Türkiye’de tek başına iktidar var. Şanstır tek başına iktidar. Son 150 yılın en iyi ekonomik iklimini taşıması için şanstır. Bütün gelişmekte olan ülkeler olağanüstü şekilde hem bireysel refah açısından hem toplumsal refah açısından önemli bir yere gidiyorlardı. Fakat Türkiye 21. yy’ı ıskalamıştır. Bu iktidar son 6 yılı heba etmiştir.
Bizim tek başımıza iktidar oludğumuz dönemlerde Türkiye önemli gelişmeler kaydetti. Peki son 6 yılda hangi zihniyet değişimi oldu. Son 6 yılda ne gerçekleşti? Yoksullukta, gelir dağılımındaki adalette, işsizlikte, komşularımızla ilişkilerde, Kıbrıs’ta Türkiye hangi noktaya geldi? Tarımda sanayide enerjide Türkiye hangi noktaya geldi. Memnun mu millet? (Hayır) Kimi arıyor biliyor musunuz bu millet? DP’yi arıyor, kıratı arıyor.
YİĞİT KADIN TANSU ÇİLLER Bu DP’yi kıratı tarif edeyim mi? Bilge Kağan’dan gelir benim partim. 1071 Alparslan’dır DP, Malazgirt’tir, Osman Gazi’dir. DP, Şeyh Edebali’dir, Mevlana’dır, Yunus’tur, Kanunu’dir, Fatih Sultan Mehmet’tir. Erzurum ve Sivas kongresidir. Benim DP’em, şehit evladınız Fatin Rüştü Zorlu’dur, Hasan Polatkan’dır, onurlu bir şekilde öteki dünyaya giden Namık Gedik’tir. Başvekil Adnan Menderes’tir.
Benim DP’m, Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dır, boğaz köprüsüdür, Keban’dır, elektriktir, yoldur, özgürlüktür. Ezan’ın Türkçe’den arapça’ya döndürülmesi ama onun üzerinden siyaset yapmayan anlayıştır. Benim DP millettir, halktır, bu ülkenin Başbakanı, cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’dir, o yiğit kadın Tansu Çiller’dir. Benim DP’me 2023’tür, 2050’dir, yarınların iktidarıdır.
HALKIN 3’TE 1’İ YOKSUL Biz bu cumhuriyeti teba olmaktan kurtulmak ve özgür bireylerin yaşadığı bir ülke, kendi insanlarının iradesiyle yönetilen bir devlet olmak için kurmadık mı? Özgürlük konusunda neredeyiz şimdi? Gurur duyacağımız bir tablo önümüzde var mı? Yapılan 3 Anayasa’da vatandaşlarımızın huzur ve refah içinde yaşatılacağı yazılmamış mıydı? Gözlerinizin önünde koca koca rakamlar uçuşuyor, ihracat, ithalat rakamları. Ama bir karabasan gibi üzerinize döken bir rakam daha var. Bu ülkede 70 milyonun 3’te 1’i yoksul. Yarın akşam, sabah ne yiyeceğinden endişe içinde. Bu ne sahte bir refah!
HUZUR VAR MI? Peki huzur var mı? Ülkenin bir bölümü kan ve barut kokuyor. 30 yıldır her şeyimizi seferber etmişiz. Gelip bugüne tıkanmışız. Bu ülkenin başbakanına Van’a gelemezsin, Diyarbakır’a gelemezsin deniyor. Hergün yüreğimiz ağzımızda şehit haberleri bekliyoruz. Bu ülkede kim derse huzur, refah var yalan. Refah da kalmadı, huzur da kalmadı. Milli birlik ve beraberliğimizin arasına fitne girmiş. Birlik ve beraberlik içinde atan mukaddes yüreklerimizde ritim bozukluğu baş göstermiş. Herkes 50’leri 60’ları hatırlasın. Demokratların iktidarında huzur var, refah var. Devletin bütünlüğü tartışma dışıydı. Başbakan Erdoğan her sıkıştığında tek devlet diyor, öyle mi? Tek millet, tek bayrak diyor öyle mi? Bu ülkede bayrak da tek olmuştur millet de, devlet de. Öyle sloganlarla, sıkıştığında değreler üzerinden siyaset yaparak Türkiye’nin önü açılmaz. Neydi sloganları ‘Durmak yok, yola devam’. Neye devam, yolsuzluğa, işsizliğe, yoksulluğa devam. Hastanelerde çocukların cenazelerinin babalara karton kutuyla devredilmesine devam.
EKONOMİK DURUM Türkiye bugün buradan yükselen çığlığa iyi kulak vremelidir. Çünkü kurtuluş buradadır, gelecek buradadır. Memurumuzun yüzde 80’i borçludur. İnsanımızın yüzde 80’i kredi kartı borçlusudur. Memurum, zam olarak verilen iki kilo pirinç parasıyla çırpınıyor. İşsizlik bu ülkenin başına bela olmuştur. Her yüz gençten 40’ı üniversiteyi bitirip işsizlik girdabıyla karşı karşıya kalmıştır. Beceriksiz ve yeteneksiz bir iktidar anlayışı nedeniyle bir dönem heba edilmiştir. Büyüme hızı düşüyor, küçülen bir Türkiye. İhracatın yüzde 80’ini ithalatla karşılayan bir Türkiye. Neredeyse etrafındaki zenginlikleri kullanamayan bir Türkiye, üretemeyen bir Türkiye? 39 yaşında bu ülkenin bir evladı olarak haykırıyorum, zengin bir Türkiye istiyorum, demokrat bir Türkiye istiyorum, özgür bir Türkiye istiyorum. İnternethaber